·6 dk okuma·Furkan (FendyChat Kurucusu)

İlk Ücretli Müşteriye Giden Onboarding Akışını Nasıl Kurduk

Cold DM'den ödemeye giden akışı adım adım nasıl tasarladık: dört dokunuş, ilk kurulumda eşlik etmek, boş prompt ekranı sorunu, fiyat itirazlarına standart paketle cevap vermek ve ad-hoc indirim vermemek. Kurucu notu.

Build in PublicOnboardingConversionİlk MüşteriKurucu Notları

📅 Not: Bu yazının önceki sürümü belirli bir müşterinin hikâyesi olarak yazılmıştı ve içinde o müşteriye atfedilen alıntılar, dönüşüm oranları ve başka ürünler hakkında yargılar vardı. Bunları çıkardık: FendyChat beta aşamasında, bu anlatıyı destekleyecek bir vakamız yok ve bir kullanıcının ağzından başka bir ürün hakkında hüküm vermek doğru değil. Aşağıda kalan şey akışın kendisi — nasıl tasarladık, nerede takıldığını gördük, ne değiştirdik.

Ücretsiz kayıttan ödemeye giden yolda kaç adım var ve o adımların hangisinde insan kayboluyor? Bu yazı, FendyChat'te o akışı nasıl kurduğumuzun notu.

Bu yazı İlk 50 Kullanıcımızdan Aldığımız 5 Garip İstek, İlk Kullanıcılara Ulaşmak: 8 Distribution Kanalı ve Türk İşletmeleri İçin 7 Çıkarım yazılarımın devamı. Build-in-public serisi.

Akış: dört dokunuş

Erken aşamada ödeme, tek bir "satın al" tıklamasından çıkmıyor. Dört ayrı dokunuş var ve her birinin işi farklı.

Dokunuş 1 — Cold DM (gün 0)

İlk mesajın işi satmak değil, bir konuşma açmak. Kullandığımız kalıp:

"Merhaba, ben Furkan. FendyChat diye bir Instagram DM ve yorum AI asistanı geliştiriyorum — Türkçe için baştan yazılmış bir araç. Hesabınıza baktığımda gelen mesaj hacminizin yüksek olduğu görünüyor, yetişmek zorlu olabilir.

Birkaç markayı beta'ya alıyoruz; kullanım ücretsiz, karşılığında geri bildirim istiyoruz. İlginiz olur mu? 30 dakikalık bir tanışma görüşmesi yapabiliriz."

Bu mesajın üç işi var: somut bir gözlem (hesaba gerçekten bakıldığını gösteriyor), sınırlı ve net bir teklif (beta, ücretsiz, karşılığı geri bildirim) ve küçük bir ilk adım (30 dakika, satın alma değil).

Yanıt oranı hakkında bir sayı vermiyoruz — kendi oranınızı ölçmenin yolunu Cold Outreach DM Oyun Kitabı yazısında anlattık.

Dokunuş 2 — 30 dakikalık görüşme (gün 1)

Bu görüşmede ürün anlatmıyoruz. Beş soru soruyoruz ve dinliyoruz:

  1. Bu hafta DM'de en zorlandığın an neydi?
  2. Daha önce bir araç denedin mi, neden bıraktın?
  3. AI'ın devreye girmesinde seni en çok endişelendiren şey ne?
  4. Bu iş için aylık ne kadar bütçe ayırmayı mantıklı buluyorsun?
  5. Sana mükemmel bir asistan verseler, ona tek bir görev versen o ne olurdu?

İkinci soruyu neden soruyoruz: bir kullanıcının önceki aracı neden bıraktığı, bizim neyi doğru yapmamız gerektiğini söylüyor. Ama bu görüşmelerde duyduğumuz şikâyetleri alıp "şu ürün kötü" diye yazmıyoruz — o bir kullanıcının kendi deneyimi, genel bir hüküm değil ve bizim ağzımızdan çıktığında haksız rekabet olur.

Beşinci soru en verimli olanı. İnsanlar özellik listesi istemiyor; genelde tek bir şey istiyorlar ve ne istediklerini oldukça net biliyorlar.

Dokunuş 3 — Kuruluma eşlik etmek (gün 2)

Görüşmenin sonunda şunu teklif ediyoruz: "İsterseniz şimdi beraber kuralım, Instagram'ı bağlayıp ilk prompt'u yazalım."

Ekran paylaşımıyla yapıyoruz ve süreç şöyle akıyor:

  • ✅ Kayıt — saniyeler
  • ✅ Instagram yetkilendirmesi — bir dakika civarı
  • ⚠️ İlk takılma noktası: marka tonu prompt sayfası. Kullanıcı boş bir metin alanı görüp "buraya ne yazmam lazım?" diye soruyor.
  • ✅ İlk yanıt testi — gerçek bir DM seçip AI'ın ne yazdığını beraber görmek
  • ✅ Hibrit ayarı — hassas konularda insan onayını açmak

O ⚠️ işaretli satır, bu oturumların bize kazandırdığı şey. Boş bir metin alanı bize "özgürlük" gibi görünüyordu; kullanıcı için "sınavda boş kâğıt".

Ders: Self-serve akış tek başına yetmiyor. İlk kullanıcılarla canlı oturmak, on ayrı kullanılabilirlik sorununu on dakikada gösteriyor. Anket bunu göstermiyor, panel de göstermiyor.

Dokunuş 4 — Bir hafta sonra takip (gün 8)

Bir hafta sonra kısa bir mesaj: "Nasıl gitti? İstatistikleri de merak ediyorum, geri bildirim toplamakla görevliyim 😊"

Bu mesajın işi satmak değil ama sıklıkla satın alma konuşmasını açan şey oluyor. Çünkü kullanıcı bir hafta boyunca ürünü kullandıysa kotayı görmüş oluyor ve genelde sorduğu soru şu: "Ücretli plana geçince ne değişiyor?"

Bu sorunun kendisi bir sinyal. Cevabı verirken plan sayfasını gönderip kullanıcının kendi hacmiyle hangi plana denk geldiğini hesaplamasına yardım ediyoruz: Free 100 yanıt/ay (yalnızca yorum), Temel 499 ₺ (500 yanıt + DM), Pro 999 ₺ (2.500 yanıt + 2 hesap).

Karşılaştırma yaparken kendi fiyatımızı söylüyoruz; başka ürünlerin fiyatı üzerinden bir kıyas kurmuyoruz. O rakamlar değişiyor ve doğrusu sağlayıcının kendi sayfasında yazıyor.

Fiyat konuşmasında üç tipik itiraz

İtiraz 1: "İndirim yapar mısın?"

Cevabımız standart paket: yıllık ödemede iki ay ücretsiz. Yani indirim var ama herkese açık ve şeffaf bir indirim.

Ad-hoc indirim vermiyoruz ve bu bilinçli bir karar. İlk müşteriye özel indirim yaptığınızda, o bilgi bir yerde konuşuluyor ve sonraki müşterilere de vermek zorunda kalıyorsunuz. Daha kötüsü: liste fiyatınızın gerçek olmadığı anlaşılıyor.

İtiraz 2: "Aylıktan başlayayım, beğenirsem yıllığa geçerim"

Cevap: tabii. Aylıkla başlayıp istediğiniz zaman yıllığa geçiyorsunuz.

İlk müşteriyi uzun taahhüde kilitlemeye çalışmak yanlış olurdu. Ödemeye giden yolda direnci artıran her şey, ödemeyi geciktiriyor.

İtiraz 3: "İade var mı?"

Bu genelde son sorulan soru ve cevabı verildiğinde karar veriliyor. İade garantimizi ve koşullarını fiyat sayfamızda net yazıyoruz.

Ders: İade garantisi, kullanıcının "yanlış karar verirsem" korkusunu kaldırıyor. Yazılı ve net olması, garanti süresinin uzunluğundan önemli.

Ödeme akışındaki boş ekran

Ödeme sayfasına yönlendirmede birkaç saniyelik bir bekleme var ve o saniyelerde ekran boş kalıyordu. Kullanıcı için bu "bir şey ters gitti" demek — kart bilgisi girmek üzereyken görülen en kötü ekran.

Değişiklik: Artık o sayfada "ödeme sağlayıcısına yönlendiriliyorsunuz, lütfen bekleyin" mesajı ve bir yükleme göstergesi var.

Küçük bir detay ama ödeme akışında güvenin en kırılgan olduğu an tam orası.

Onboarding'de değiştirdiğimiz 5 şey

  1. Boş prompt alanı → sektöre özel örnek + "kullan" butonu. Kozmetik, moda, klinik, kafe için hazır prompt'lar; kullanıcı tek tıkla yapıştırıp üzerinde değişiklik yapıyor.
  2. Ödeme yönlendirmesinde yükleme göstergesi. Boş ekran yok.
  3. Kota kullanımına bağlı yükseltme hatırlatması. Kullanıcı ücretsiz kotasının sonuna yaklaştığında dashboard'da bir bilgilendirme çıkıyor — sürpriz kesinti yerine önceden haber.
  4. Karşılama e-posta serisi. Kurulum tebriki, "ilk yanıtların nasıl?", planların ne sağladığı ve pratik öneriler — beş güne yayılmış.
  5. Hibrit mod varsayılan açık. Konuştuğumuz herkesin ortak endişesi "AI yanlış bir şey yazarsa" olduğu için, hassas konularda insan onayı baştan aktif geliyor.

Beşincisi en önemlisi. Kullanıcının en büyük korkusunu varsayılan ayarla karşılamak, o korkuyu anlatarak gidermekten iyi işliyor.

5 ders

Ders 1 — Cold outreach kişisel ve spesifik olmalı

Kalıp mesaj kalıp olduğu belli oluyor. Karşı tarafın hesabında gerçekten gördüğünüz bir detay + sınırlı ve net bir teklif, mesajı diğerlerinden ayıran şey.

Ders 2 — İlk müşteriler için self-serve yetmez, eşlik edin

On dakikalık bir ekran paylaşımı, saatlerce kullanılabilirlik testinin yerine geçiyor. Ayrıca kullanıcı ürünü kuran kişiyle tanışmış oluyor — erken aşamada bunun değeri büyük.

Ders 3 — Kotanın sınırına yaklaşmak, satın alma konuşmasını açıyor

Kullanıcı ücretsiz planda hiç sınır hissetmiyorsa ücretliye geçmesi için bir sebep yok. Ama sınırı sürpriz olarak yaşatmak da yanlış — yaklaştığını önceden haber vermek gerekiyor.

Ders 4 — Fiyat itirazına standart paketle cevap verin

Ad-hoc indirim kısa vadede bir müşteri kazandırıyor, uzun vadede fiyat listenizin inandırıcılığını götürüyor. Şeffaf ve herkese açık bir yıllık indirim, pazarlığa açık bir liste fiyatından iyi.

Ders 5 — Rakip hakkında kullanıcının ağzından konuşmayın

Bunu sonradan öğrendik. Bir kullanıcı size başka bir ürün hakkında şikâyet ettiğinde onu alıntılamak cazip geliyor — ama o cümleyi blogunuza koyduğunuz anda iddia size ait oluyor ve ispat yükü sizde. Kendi ürününüzün ne yaptığını anlatın, karşılaştırmayı okuyucu kendi hesabında yapsın.

Sırada ne var?

Yukarıdaki beş değişiklik akışta duruyor. Bunların etkisini ölçebilecek kadar kullanıcıya ulaştığımızda ölçtüğümüz sayılarla bir yazı daha yazacağım — tahminle değil.

O zamana kadar bu yazıda bulacağınız şey yöntem: dört dokunuş, canlı kurulum, kota sinyali, standart fiyat disiplini ve varsayılanları kullanıcının korkusuna göre ayarlamak.


📚 İlgili yazılar: İlk 50 Kullanıcımızdan Aldığımız 5 Garip İstek, İlk Kullanıcılara Ulaşmak: 8 Distribution Kanalı, Türk İşletmeleri İçin 7 Çıkarım, FendyChat Kurarken Yaptığım 3 Hata, ManyChat'ten FendyChat'e Geçiş Rehberi.

FendyChat'i 5 dakikada dene, bana e-postayla yaz — kurulumda takıldığın yeri duymak isterim.


FendyChatFendyChat

Reklam yorumlarınız ROAS'ınızı düşürmesin

FendyChat'in Türkçe yapay zekâ asistanı, Instagram yorumlarınızı ve DM'lerinizi saniyede yönetir. Erken erişim listesine kaydol.

Çerez tercihlerinizi yönetelim

Zorunlu çerezler siteyi çalıştırır. Analitik çerezleri ise FendyChat'i iyileştirmemize yardımcı olur.

Çerez Politikası · Gizlilik Politikası